|
SİVEREK'TE TARIMSAL DURUM
Siverek’te kullanım şekillerine göre arazi dağılımı (Ha)
Tarla ürünlerin ekin alanları YILLAR Buğday Arpa Çeltik Nohut Pamuk Susam Kmercimek 1989 65.150 21.000 380 4.200 2.500 25.000 62.000 1990 63.210 23.150 380 4.000 2.500 25.000 70.000 1991 67.000 25.500 380 4.000 2.500 25.000 50.000 1992 70.000 26.000 380 4.000 2.500 24.000 45.000 1993 65.000 28.000 380 4.000 2.600 25.000 46.000 1994 66.000 29.000 380 3.500 3.500 26.000 45.000 1995 67.000 28.000 380 3.600 27.000 28.000 46.000 1996 65.000 32.000 380 3.600 15.000 28.000 40.000
KAYNAK: Siverek ilçe tarım müdürlüğü
Bu tablo da gösteriyor ki, Siverek'te tarım arazisinin çok az bir kısmı sulanabilmektedir. GAP'ın bölgeye getireceği suyun Siverek ekonomisine yapacağı katkılar ortadadır.Şu anda bölgede büyük bir oranda susuz tarım yapılmaktadır.Şehrin güney batısındaki Hacı Hıdır sulama barajı ancak az bir bölgeye su yetiştirebilmektedir. Hemen yanıbaşında yapılan ve verimli arazisine yerleşen Atatürk Barajının etkisiyle iklim değişimine uğramaya başlamıştır. Atatürk Barajının oluşturduğu yeni iklim, Siverek'te yeni ürünlerin tarımının yapılmasına katkısı olacaktır.Siverek iklimi seracılık için de uygundur.Bu konuda yapılan denemeler olumlu sonuçlar vermiştir.Ancak Siverek'te tarım yapan çiftçiler henüz bu konuya el atmış değildirler.Zamanla seracılığın geliştirilmesiyle de Siverek ekonomisine katkısı olacaktır.Siverek'te yetiştirilen Karacadağ Pirinci son zamanlarda eskisi kadar yetiştirilmemektedir. Ekili tarımdaki arazi ve su sorunu hayvancılığın gelişmesini çok fazla etkilememektedir.Bölge arazisinin taşlık olması üreticileri küçükbaş hayvan üretimine yöneltmiştir.Bu gün bütün Türkiye'de yanlış tarım politikaları yüzünden gerileyen hayvancılık, Siverek ve çevresini diğer bölgeler kadar etkilememiş ve hayvancılık eskisi kadar olmassa bile canlılığını korumaktadır.Ancak bölgedeki üreticiler eğitilerek hayvancılığın bilimsel bir şekilde yapılması, Siverek ve Türkiye ekonomisine büyük oranda katkıda bulunacaktır. Hayvancılığın bu günkü durumu şu şekilde özetlenebilir;
Sığır sayısı : 52.000 adet Koyun : 580.000 adet Keçi : 56.000 adet
Yıllık toplam Süt verimi : 79.000 Ton Kıl : 63.000 Kg. Yapağı : 662.500 Kg.
SİVEREK'TE HAYVANCILIK VE HAYVANCILIĞIN SİVEREK EKONOMİSİNDEKİ YERİ
Siverek'te hayvancılık adeta ekonomik hayat ile özdeşleşmiştir. Bölgede koyun,keçi,sığır,manda ve deve yetiştiriciliği yapılmaktadır. Siverek'teki hayvancılık daha çok aile işletmeciliği şeklinde yapılmaktadır. Siverek'in kuzey doğu kesiminde arazi taşlık olduğundan ekili tarım için elverişli değildir. Dolayısıyla zorunlu olarak bu bölgede hayvancılık yapılmaktadır.Siverek'te halkın büyük çoğunluğu geçimini hayvancılıkla sağlamaktadır.Bölgede en çok yapılan hayvancılık türü koyunculuktur.Siverek'te toklu (erkek koyun) besiciliği iyi bir geçim kaynağı olup, yılın belli mevsiminde genellikle Kurbanlık Koç besiciliği yapılmaktadır.Yetiştirilen koyunlar kurban bayramı döneminde iyi bir pazar bulmaktadır.Siverek'te şehir merkezinde yine aile işletmeleri şeklinde sığır besiciliği yapılmaktadır.Süt koyunu yetiştirilciliği de özellikle mart,nisan,mayıs aylarında peynir,tereyağı (sade yağ) ve yoğurt gibi hayvansal gıdalar elde etmek için yapılır. Elde edilen ürünlerin bir kısmı Siverek'te tüketilirken, özellikle peynir ve sade yağ Türkiye'nin değişik yörelerine pazarlanmaktadır. Kurban Bayramını takip eden dönemlerde Siverek için canlılık demektir.Çünkü yetişmiş, kesime gelmiş koyunlar, büyük şehirlere götürülüp satılmaktadır.Veya bölgeye gelen tüccarlara pazarlanırlar. Siverek'in en canlı pazarı şehrin güney batısındaki hayvan pazarıdır.Çünkü hayvan hareketlerinin kontrol noktası burasıdır.Bir çok insan buradan geçimini sağlamaktadır. Koyunculuk Siverek için bir simge haline gelmiştir.Zira bölgede yaşayan aileler mutlaka koyunculuk yapmaktadır.Mevcut şartlar gösteriyor ki Siverek'te hayvancılığın daima önemli bir yeri olacaktır. Çünkü bölgenin geri kalmışlığı,sanayinin olmaması, arazinin taşlık olması sebebiyle insanlara hayvancılık yapmaktan başka bir alternatif kalmamaktadır. Bölgede iyi bir teşkilatlanma ile süt ve süt ürünleri üretecek işletmelerin ,et ve et ürünleri işleyecek kombinaların kurulması hayvancılığın daha bilimsel yapılabilmesi için halkın eğitilmesi son derece önemli konulardır. Siverek'te kültür ırkı hayvancılığının devletçe desteklenmesi, hayvancılığın gelişmesine çok olumlu katkılarda bulunacaktır.Ve bu sadece Siverek için değil hem çevre vilayetler için hem de ülke ekonomisine önemli katkılarda bulunacağına inanıyorum.
Aralık-1996 Siverek Ramazan PAMUK VeterinerHekim
SİVEREK'TE BAĞCILIK
1518 yıllarında hüküm süren Uzun Hasan'ın hazırladığı "Siverek Sancağı" Kanunnamesinin 6. maddesinde şöyle bir kayıt var." Ve bağlarından dahi öşür üzere mukarrer kılındı." Bu da siverek'in bağcılığının XVI.yy dan çok önce var olduğunu gösteriyor. Siverekteki bağ asmaları yüksek olmayıp, yerden 1 veya 1.5 metre yüksekliktedir.Asmanın kökü yerden 30 veya 40 cm yüksek olup, kökten 2.3 veya 4 ana kol ayrılır.40 veya 50 cm'lik bu kollardan ise üzüm çubukları uzanır.Kışın son aylarında budanan bağlar daha önce dayanıklı ağaçlardan (meşe,diken ağaçları) hazırlanan, adına "serpene" denilen çatallı, boyu 1 metre ile 1.30 cm arasında değişen, 3-4 cm kalınlığındaki sopalara sarılan üzüm çubukları sabitleştirilip üzüm çubukları 4 ile 8 kol arasında değişir. Siverek'te tesbit ettiğimiz üzüm çeşitleri 22 adettir.Hatta sadece bir bağda yaptığımız araştırmada 13 çeşit üzüm tespit edilmiştir. Bağcılığın çok iyi olduğu dönemlerde bağcılar en iyi üzümü yetiştirmeye çalışırlardı.Günümüzde bile en iyi üzümleri yetiştiren bağcıların bağları ve ustalıkları sitayişle anlatılır. Siverek'te tesbit ettiğimiz üzüm çeşitleri şunlardır. 1-Şire (şıra) üzümü 2-Ağbanki üzümü 3-Kızılbanki (kırmızı)üzümü 4-Ta'nebi üzümü 5-Karamükeri üzümü 6-Hatun Parmağı Üzümü 7-Geçemceği (keçi emciği üzümü) 8-Serpene Kıran Üzümü 9-Sımorre üzümü 10-Öküz Gözü Üzümü 11-Şarabi Üzümü 12-Elma üzümü 13-Zeynebi (avderi) üzümü 14-Şam üzümü 15-Kara Üzümü (sert yuvarlak) 16-Kırmızı Üzüm (sert yuvarlak) 17-Çırbet Üzümü (küçük çekirdeksiz üzüme benzer) 18-Hasan Balı Üzümü 19-Küseğen Üzümü (kırmızı uzun) 20-Muhammet Üzümü 21-Kuş Üzümü 22-Yediveren Üzümü
Bu üzümlerin özellikleride şu şekildedir. 1-Şire Üzümü: Bu üzüm çeşidi beyaz ve yuvarlaktır. Hem taze olarak, hem de kuru yemiş yapımında kulanılmaktadır. Olgunlaşmış bir üzümün büyüklüğü çapı birbuçuk ile iki cm dır.Don olmamak kaydıyla soğuğa karşı dayanıklı bir üzüm çeşididır. Bazen uygun ve bakımlı olan bağlarda bu üzümler kesilmeyip güzün son aylarına kadar bekletilir. Kış bağı olarak da değerlendirilir. Bu üzüm çeşidin çoğunu şehir merkezinde tüketilir. Bir kısmını kuru yemiş olarak saklanır ve geri kalanı da diğer illere pazarlanır.Yılın en son üzümü olduğu için en itibar edilen üzüm çeşididir. 2-Kızılbanki Üzümü:Kırmızı renkte olup hafif uzundur. Tam olgunlaşan üzümleri tatlı bir kırmızılık kaplar.Orta sertlikte olup,salkımları bazen bir veya birbuçuk kğ. ağırlığında olur. 3-Ta’nebi Üzümü:Beyaz ve orta uzunluktadır.Temmuzun onbeşinden sonra çıkar. İlk çıkan üzümlerden biridir. Bunun için, halk arasında çok beğenil- mektedir. 4-Karamükeri Üzümü: Siyah olup küçük tanelidir. Temmuz ayında çıkar. Sadece erken çıkışı ve çeşitlilik nedeniyle yetiştirilmektedir.Asma sayısı azdır. 5-Hatun Parmağı Üzümü:İlk çıktığında hafif mayhoştur, sonradan sulu ve tatlı bir hal alır.Uzun olduğundan dolayı adına hatun parmağı denilmiştir. 6-Geçemceği (Keçi Emciği) Üzümü: Bu üzüm çeşidi siyah olup, hatun parmağıyla beraber çıkar. Uç tarafı ince ve uzun, sap tarafı ise hafifçe şişman- dır. Keçi memesine benzedığı için halk arasında geçi emciği denir. Güneşte kurutulup kışın kuru yemiş olarak yenır.Taneleri fazla sulu değildir. 7-Ağbanki Üzümü:Bu üzüm çeşidi hafif uzun olup, beyazdır. Kabuğuyla beraber yenildiğinde sert bir yapısı vardır. Halk arasında bağlarda ‘’Balma’’denilen işlemlerden geçilerek kuru üzüm elde edilir. 8-Serpenekıran Üzümü:Bu üzümün taneleri tam yuvarlak olup, beyazdır. Bakımlı bir bağda çok üzüm tutan asmalar altına destek için konulan serpenelerin ağırlığına dayanmayıp kırıldıkları için bu adı vermişlerdır. Kabukları kalın olduğu için dayanıklı bir üzüm çeşididir. 9-Öküz Gözü Üzümü:Yuvarlak ve siyah bir üzüm çeşididir. Sulu ve fazla tatlı değildir.Bu üzüm çeşidine ender rastlanır. 10-Sımmore Üzümü:Beyaz, sulu ve yuvarlaktır.Taneleri şire üzümünden büyüktür.Kuru yemiş olarak kullanılır. 11-Şarabi Üzümü:Taneleri siyah ve küçüktür.Genelde şarap yapımında kullanılır.Kuru sıkı ve kalın kabukludır.Daha çok sirke yapımında kullanılır ve bu çeşit azdır. 12-Elma Üzümü:Beyaz ve yuvarlak bir üzüm çeşididir. Asmaları seyrek tutar,bağlarda çeşit olarak yetiştirilir.Dayanıklığı az olan bir üzüm çeşididir. 13-Zeynebi (Awderi) Üzümü:Beyaz renkte olup çok dayanıksızdır. Çıktığında hemen toplanması gerekir,aksi taktirde hemen ezilir. Bağlarda çeşit olarak yetiştirilir.
14-Şam Üzümü:Yuvarlak,beyaz ve üzerine yağ sürülmüş gibi parlar.Kalın kabuklu olup,bağlarda çeşit olarak yetiştirilir. 15-Kara Üzüm:Tam yuvarlak ve siyahtır. Tam olgunlaştığında sulu ve iri taneli olur. Bağlarda çeşit olarak bulunur. 16-Kırmızı Üzüm:Tam yuvarlak ve kırmızıdır.Taneleri orta büyüklükte,kalın kabuklu ve serttir. Dayanıklı bir çeşit olduğundan dolayı mevsim sonuna kadar kalabilmektedır. 17-Çırbet Üzümü:Beyaz ve küçük taneli bir üzüm çeşididir.Ege bölgesinde yetiştirilen çekirdeksiz üzüme benzer,fakat çekirdekli olup, sulu değildir. Çeşit olarak bulunur. 18-Hasan Balı Üzümü:Beyaz ve yuvarlaktır.Çok tatlı olduğu için bal üzümü denilmiştir.Çeşit olarak bulunur. 19-Küseğen Üzümü:Kırmızı üzüm çeşidinden olup,tam yuvarlaktır.Nazik bir üzüm olduğu için dayanıksızdır.Çeşit için yetiştirilir. 20-Muhammed Üzümü:Beyaz ve yuvarlaktır.En eski üzüm çeşidi olup, çok az bulunmaktadır. 21-Kuş Üzümü:Çok küçük ve beyaz bir üzüm çeşididir.Taneleri mercimek büyüklüğünde olduğu için bu isim verilmiştir.Çeşit için yetiştirilir. 22-Yediveren Üzümü:Bu üzüm çeşidi bağlarda değil evlerin bahçelerinde yetiştirilir.Altına yapılan çardağın üzerine atılır.Hem gölgelik hem de meyvelik olarak yetiştirilir. Dayanıklı bir üzüm türüdür.Çok verimli olduğu için yedi defa üzüm verir.Bir kısmı üzüm olurken, diğer bir kısmı koruk halinde olur.Diğer bir kısmı ise halen çiçekte olmaktadır.Böylece ard arda üzümler çıkmaya devam eder.Sert kabuklu ve dayanıklı olduğu için soğuklar başlayıncaya kadar bulunmaktadır.Siverek’te tek sulu bağ asmasıdır. Siverek'te bağcılığın önemli yanlarından biri de bağcılığın iyi olduğu dönemlerde bağcıların "KERGE" dönemi olarak adlandırdıkları şire üzümünün olgunluk döneminden başlayıp, bitimine kadar süren bir veya birbuçuk aylık bir süreyi kapsayan dönemdir.Bu dönemde bağcılar bütün aile fertleriyle birlikte tüm ihtiyaçlarıyla beraber bağa yerleşirler.Ve halk arasında "yatma tahtı" denilen 2 metre yüksekliğinde,4 ayak üzerine kurulan 2.5 ile 3 metre en ve genişliğindeki etrafı tahta parmaklıklarla çevrili tahtı da beraber bağa götürüp kurarlardı.Aile fertleri o tahtın üzerinde geceleri yatarlardı.Su ihtiyaçlarını ise bağların arasındaki ana yollar üzerinde kazılan su kuyularından temin ederlerdi.Yer altından elde edilen bu sular çok soğuk olurdu.Diğer ihtiyaçlarını da ailenin erkekleri tarafından bir kaç günde bir şehre inip te'min edilirdi. Yetiştirilen üzümlerin yüzde 40 kadarı şehir dışına, yüzde 30 kadarı da şehir içinde pazarlanırdı.Geri kalan yüzde 30'u ise kuru yemiş yapımında kullanılırdı.Bağlarda üzüm ve incirle beraber bağın bir kenarında bostan ekilir,bu bostanda karpuz, kavun,acur,susuz bamya,günebakan çekirdeği ve kavun familyasından olup adına "şamama" denilen ve kokusu çok güzel olan bir ürün ekilir.Bu ürünler hem ailenin yiyecek ihtiyaçlarını temin için hem de satmak için yetiştirilirdi. Siverek'te yetişen üzümler halk arasında iki gruba ayrılır. Birinci grup "Renk üzümü", ikinci grup üzüm ise "Şire Üzümü" olarak adlandırılır."Kerge dönemi" bağlarda Renk üzümünün bitimiyle başlar. Pazarlanması yapılan üzümlerin bitiminden sonra geri kalanı toplanır, ezik ve kuru olanlar ayıklanıp, basmak için geniş delikli "basma torbaları"(Şal torba) na doldurulup, taşlardan veya tahtadan içi oyulup sadece üzüm basımında kullanılan büyük "yalak"lar halk arasında adına "KURN" (kurna) denilen yerlerde, üzümler basılıp şıraları çıkarılır. Durulandıktan sonra büyük kerge kazanlarına doldurulur.Çeşitli işlemlerden geçirilen şıra, pekmez ve kuru yemiş yapımında kullanılır. Bu pekmez ve kuruyemiş çeşitlerinden tesbit edebildiklerimiz şunlardır; Gün pekmezi,Teyşt Pekmezi,Kara Pekmez,Sade pestil,Susamlı Pestil, Sade Kesme,Cevizli Kesme, Kırma (cevizli,susamlı,sade) Cevizli Sucuk,İncirli Sucuk, Susamlı-cevizli sucuk, Çalma (nişastalı) sucuk,Turşuluk Sirke'dir
SİVEREK'TE SANAYİ
Sanayi demek,bir yerleşim yerinin hızla kalkınması demektir.İş ortamının oluşması, ürünlerin değerlendirilmesi, ekonominin yükselmesi ve o yörenin tanıtılması demektir. Siverek'in tarihinde ve son yıllarda malesef kayda değer bir sanayi faaliyetine rastlayamıyoruz.Halkın geçim kaynağının önemli bir bölümü hayvancılık ve ziraat olduğu için sanayiye maalesef önem verilmemiştir.Bunda hem yerel yönetimlerin,hem de merkezi yönetimlerin büyük ihmali vardır. İlk defa,yörenin hayvancılık kapasitesi de göz önünde bulundurularak Süt Endüstrisi Kurumu (SEK) tarafından 1970 yılında bir " Süt,Peynir ve Tereyağı Fabrikası" nın temelleri atılmıştır. 1977 yılında tam kapasite ile üretime geçmiştir. 1985 yılına kadar üretimine devam eden fabrika aynı yıl kapatılmıştır. 1992 yılında bazı girişimler sonunda "Süt Toplama Merkezi" olarak yeniden açılan fabrika,1995 yılında özelleştirildi ve aynı yıl tekrar kapatıldı. İkinci olarak yine hayvancılık ürünlerinin ambalajlama gereksinimi için bir "Teneke Fabrikası"kurma çalışmalarına başlandı l989 yılında inşaatına başlanan fabrika 1993 yılında üretime başladı. kısa bir müddet üretime devam eden bu fabrika da maalesef 1994'te kapandı. Son olarak bir grup iş adamı "RENA" un fabrikası ismi altında 11.Aralık 1990 tarihinde Un fabrikasının temelini atmışlardır.Günlük üretimi 200 ton olması planlanan fabrikanın buğday ihtiyacı Siverek'ten karşılanacaktır. İnşaatına devam edilen fabrikanın Siverek sanayisinin yükselmesinde yardımcı olacağına inanıyoruz. Siverek'teki tüm küçük sanayi kesiminin bir araya toplanması için 1989 yılında temeli atılan 100 iş yeri kapasiteli küçük sanayi sitesinin inşaatına başlandı l996 yılında tamamlanan site aynı yılın son aylarında faaliyete geçti
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||