SİVEREK’TE VE ÇEVRESİNDE KİLİMCİLİK  VE  KEÇECİLİK

  

Keçecilik

 

İplik haline getirilmemiş ve dokunmamış yün veya keçi kılının ıslatılarak dövülmesi suretiyle  yapılan kaba  (2-3 cm) kumaş türüdür. Kumaş ve tekstilin ilk denemesi de denilebilir. İlk defa nerede yapıldığı ve nasıl ortaya çıktığı ile ilgili değişik görüşler ileri sürülmüştür. Arkeolojik kazılarda ele geçen bazı keçe parçalarının M.Ö.VIII yüz yıla tarihlenmesi düşünülürse insanların kullandığı ilk kumaş ve sergi türünün keçe olduğu söylenebilir. Özellikle hayvancılıkla uğraşan göçebe toplulukların keçeyi çeşitli şekillerde kullandığı tarihi belgelerde kayıtlıdır. Çadırların yapımında ve içinin döşenmesinde sergi ve yatak olarak kullanılmıştır. Çobanların kepenek adını verdikleri giysi, seccade, yolluk,  binek hayvanlarının semerlerinde, külah çizme ve daha değişik amaçlarla kullanılmıştır. Günümüzde hala sergi, yolluk ve  değişik amaçlarla evlerde, özellikle odalarda  halıların altında sıcak ve soğuktan korunmak amacıyla, sağlığa da elverişli olması nedeniyle kullanılmaktadır. Son zamanlarda hediyelik eşyaların yapımında kullanılmaya başlanmıştır.

 

            Özellikle kuzu yünlerinden ve Keçi kılından yapılır. En güzel keçe birkaç aylık sulak olmayan yerlerde yetişen kuzu yünlerinden yapılanıdır. Siyah ve renkli yünler nakış işinde, beyaz yünler keçenin alt ve üst yüzeylerinde, kirli yünler orta tabakada kaybolacak şekilde kullanılır. Bu yünler dut yaprağından yapılan yay’a takılan kirişe, hallaç tarafından “annep” ağacından yapılmış tokmağın  vurulmasıyla kabartılır. Kabartılan yünler yere serilen “kahke bezi”nin üzerine, keçeci yabası, ya da “sepki ” denilen parmaklı aletle eşit seviyede serpiştirilir. “Basta ” dan (Nakış yapımında kullanılan boyalı ham keçe) kesilen “fitle ”ler (bastadan kesilmiş düz ya da kenarları zigzaglı şeritler.) dizilerek nakış ve motifler oluşturulur. Boşluklara “boya” tabir edilen kabartılmış renkli yünler yerleştirilir. Üzerine keçenin üst yüzeyini oluşturacak kabartılmış yün “sepki” ile eşit aralıkta serpiştirilir. Bunun  üzerine kirli renkli yünler, en üste ise keçenin tabanını oluşturacak yünler serilir.

 Keçede sadece motifler boya ile renklendirilir. Yünlerin asıl renkleri             olan beyaz, kahverengi ve siyah renkler, keçe yapımında ana renkler olarak    kullanılır.

 

Keçenin yapılışı

Keçe yapımı temelde aynı olmakla beraber yöresel ayrıntılarda farklılıklar vardır. Siverek’te keçenin yapımında, önce yünler kirişli yayda tokmakla dövülerek kabartılır. Daha sonra yere serilen keçe bezinin üzerine dizilecek motiflerin bezin üzerinde tutunması için su serpiştirilerek renkli motifler dizilir. Motif dizimi bittikten sonra kabartılan yünler, keçeci yabası denilen parmaklı aletle motiflerin dizildiği keçe bezinin üzerine eşit seviyede serpiştirilir. Daha sonra yine yaba ile serpiştirilen kabarık yünlere hafifçe üsten ve yanlardan baskı yapılarak şekillendirilir. Daha sonra iki metre uzunluğundaki dik bir ağaç direğe baştan başlayarak, rulo yapılarak sarılır. Keçe bezinin üzerindeki kabarık yünlerin direğe sarımı bitikten sonra  her iki ucu kendir sicimle uygun bir şekilde bağlanır.

 

            Keçeciliğin dışarıda bakanlara için en zevkli keçeciler için en zor safhası başlamıştır. Keçenin büyüklüğüne göre iki veya beş kişi tarafından ayak tabanlarıyla yuvarlanarak vurulur. Keçeciler tempolu hareketler eşliğinde ritmik sesler ve haykırışlarla bir ileri bir geri vurarak iyice döverler. Bazen de karşılıklı olarak türkü ve hoyratlar söylerler. Dışarıdan bakanlar bunları uzak doğu sporları yapan kişiler olarak algılar. Çocukluğumuzun en çok zevkle seyrettiğimiz esnaflarıydı keçeciler. Keçeye vururken çıkarılan sesler, terli ve bele kadar açık vücutları, ritmik ses ve hareketler gerçekten seyredilmeye değer bir manzaradır. Tabi bunu keçeciler açısından da düşünmek gerek. Saatlerce  sadece alın terlerini değil, bütün vücutlarının terini keçeye dökerek bir ürünü ortaya çıkarmaktadırlar.  Zaten keçenin efsanesinde de ter ve göz yaşı vardır.

 

            Ayakta vurma işinden sonra rulo yerde açılır. Kenarları “pavant”lanır. Dağınık ve saçaklı kenarları düzlemek amacıyla katlanır. Keçe  üzerine  su dökülerek  tekrar ağaç direğe  sarılır. Birinci tepme işleminin iki katı  sürede ikinci kere  ayakta tepilir. Bu işlemden sonra “ham” keçe elde edilmiştir. Sıra bu ham keçenin pişirilmesine gelmiştir. Bu işlem keçeci hamamı denen hamamlardaki taş sekiler üzerinde  yapılır. Siverek’te  Yer altı hamamında  keçe dövülürdü. Hamamda keçe dövme işine pişirme denir. Hamamda keçeler kucaklanıp göğüsle dövülür. Bu dövme esnasında keçecilerin vücut teri, basınç, sıcak su, ısı, nem   ve hamamın sıcaklığı yün lifleri girift bir şekilde birbirine kenetlenir ve iyice yapışır. Hamamdaki bu pişirme işlemi beş saat kadar sürer. Bu safha keçeciliğin en zor ve herkesin dayanamayacağı tarafıdır.

             Hamamdan çıkarılan keçe kenarları tekrar düzlenerek direğe yeniden sarılır.” Direk başı” denilen  ve yarım saat kadar süren  son tepme işlemi yapılır. Keçe artık hazır hale gelmiştir. Keçe bundan sonra açılarak kurumaya bırakılır.

                 Geçmişte, yünlerin kirişte tokmakla savrulması (Kabartılması) ayakla vurarak sıkıştırılması, hamamda göğüsle dövülerek pişirilmesi ve buna benzer diğer işlemler günümüzde artık makinelerle yapılmaktadır.

             Siverek’te  keçecilik mesleğini devam ettiren  az sayıda esnaf  kalmıştır. Son derece ağır emek ve işçilik isteyen bu sanatın son ustaları da gitse herhalde keçeler antika eser diye satılacaktır. Çeşitli renk, desen ve büyüklükte yapılan keçeler halen bir çok evde  kullanılmaktadır.

 

Siverek’te keçeler genellikle tam boy, (3mt.x90 cm.) orta boy,(2 x 90 cm.) namazlık boy (120x90 cm.) ebatlarında yapılmıştır

  

            Karakeçili Kilimleri

 

Dokumacılık sanatı olarak “palas” ismi verilen çizgili ve çizgisizlerin arasında “çin” denilen motiflerin bulunduğu kilimler, dikkati çeker. Bu kilimlerde araç olarak yer tezgahı, kirkit kullanılmış,gereç olarak da atkı ve çözgüde yün elyafından “tevsi” ile eğrilerek hazırlanan iplikler kullanılmış, kilim ve cicim tekniği ile dokunmaktadır. Kilimlerin boyası ağaç kökünden yapılmaktadır. Geometrik bezeme yaygın olarak kullanılmaktadır. Kilimlerde bordür kullanılmakta, bordürlerle zemin aralarında zencir denilen bir desen bulunmaktadır. Atkı ve çözgülerde yün olan ve özellikle yünün doğal renkleri beyaz siyah, bej ve gri kullanılmış, bazen de kırmızı, yeşil turuncu renklerde boyanan iplikler kullanılmıştır. (T.C. Kültür Bakanlığı Milli Kütüphane Başkanlığının 4-9 Ekim 1999 yılında yaptığı serginin tanıtım kartının kapak bilgileri)

 

 

Siverek Halk Eğitimi Merkezi Kilim atölyesi

 

Karakeçi kilimi Anadolu’da, havsız kirkitli el dokuması olarak da bilinir. Tarihsel gelişimi açısından, konar göçer hayat süren insanların kullanım eşyası olarak da bilinmektedir. Genellikle geometrik motifler kullanılmaktadır. Dokumacılık sanatı olarak “Palas” ismi verilen çizgili ve çizgilerin arasında “çin” denilen motiflerin bulunduğu kilimler dikkat çeker. Bu kilimlerde araç olarak, yer tezgahı ve kirkit kullanılmış, gereç olarak ise, atkı ve çözgüde yün elyafından “tevsi” ile eğrilerek hazırlanan iplikler kullanılmıştır. Kilim ve cicim tekniği ile de dokunmuştur. Kilim iplerinin boyası ağaç kökünden yapılmaktadır. Geometrik bezeme yaygın olarak kullanılmaktadır. Kilimlerde bordür kullanılmakta, bordürlerle zemin aralarında zencir denilen bir desen bulunmaktadır. Atkı ve çözgülerde yün olan ve özellikle yünün doğal renkleri olan beyaz, siyah, bej ve gri renkler, bezeme işinde de kırmızı, yeşil, turuncu renklerle boyanan iplikler kullanılmıştır.[1]

 

 

Dokuma Teknikleri

 

Karakeçi kilimi genellikle yer tezgahlarında dokunmaktadır. Desen daha önceden dokunmuş bir kilime bakarak dokuma yapılır. Dokuma, çözgü iplerinin atkılar tarafından tamamen örtüldüğü dokuma çeşididir. İlikli kilim tekniği kullanılmaktadır.

Karakeçi Kilimlerinde Kullanılan Malzeme;

Tezgah: Yer tezgahı, günümüz koşullarında germe tezgah ve düz tezgah da denilmektedir.

Kirkit: İnce ağızlı veya normal ağızlı kirkit kullanılmaktadır.

Makas: Gereksiz iplerin kesimi için kullanılmaktadır.

Çözgü: Kullanılan çözgü %100 yündür.

Yün: Desen ipli olarak da bilinmektedir. Kullanılan iplik %100 yün ve kök boyadır.

Renkler: Kullanılan renkler kırmızı, beyaz, siyah, bej, yeşil, turuncu, kahverengi, sarı, mavi, lacivert v.s. renklerin tezat kullanılmasıyla motifler hareketlendirilmiştir.[2]

 

                                                                                            Karacadağ kilimi

 

 

 


 

[1] Siverek Karakeçi Kilimleri, Siverek Kaymakamlığı Yayınları, No: 3, Yayın Haz. Faik TÜRKGEZER, Elif Matbaası, 2003 Şanlıurfa. s.5.

[2] Siverek Karakeçi Kilimleri, a.g.e. s. 6.